Haberlerde bahsedilen ve gerçekten de yaş şartı aramayan bu durum, SGK mevzuatında yıllardır var olan “Malulen Emeklilik” hakkıdır.
Bir kişinin sadece 1800 gün (5 yıl) prim ödeyerek yaşa bakılmaksızın emekli olabilmesi için çok ciddi sağlık kriterlerini karşılaması gerekir:
En Az %60 İş Gücü Kaybı: Kişinin meslekte kazanma gücünü veya çalışma gücünü en az %60 oranında kaybetmiş olması gerekir. (Örneğin; kanser türleri, ağır organ yetmezlikleri, görme/işitme kayıpları, ağır nörolojik ve psikiyatrik hastalıklar vb.)
Hastalığın “Sonradan” Çıkması: Malulen emekliliğin en kritik şartı budur. %60’lık bu iş gücü kaybına neden olan hastalığın veya kazanın, kişi ilk kez sigortalı olarak işe başladıktan sonra ortaya çıkmış olması zorunludur. (İşe girmeden önce var olan hastalıklar malulen emeklilik değil, engelli emekliliği kapsamına girer ve onun prim şartı daha yüksektir).
10 Yıl Sigortalılık Süresi: Sadece 1800 gün prim yetmez; ilk sigorta giriş tarihinin üzerinden en az 10 yıl geçmiş olması da gerekir.
İstisna: Eğer kişi “başkasının sürekli bakımına muhtaç” derecede ağır bir durumdaysa (örneğin felç geçirdiyse), 10 yıl şartı aranmaz, sadece 1800 gün prim yeterli olur.
Resmi Sağlık Kurulu Raporu: Bu durumun, SGK’nın bizzat sevk edeceği tam teşekküllü yetkili hastanelerden alınacak “Sağlık Kurulu Raporu” ile belgelenmesi ve SGK Sağlık Kurulu tarafından onaylanması şarttır.
Bu düzenleme keyfi bir erken emeklilik fırsatı değil; çalışırken sağlığını ciddi şekilde kaybeden, kaza geçiren veya ağır bir hastalığa yakalanan vatandaşları mağdur etmemek için kurulmuş bir sosyal güvenlik kalkanıdır. Sadece prim gününe bakarak umut dağıtan haberler, sürecin en zorlu kısmı olan “Sağlık Kurulu” onayını kasıtlı olarak arka planda bırakmaktadır.