Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden (TBMM) geçerek yasalaşan yeni düzenlemeyle, engelli vatandaşların ÖTV muafiyetli araç alım koşulları tamamen yeniden yazıldı. 5 yılını dolduran araçların satışındaki cezalar kalkarken, yeniden muafiyetle sıfır araç alma hakkı 10 yılda bire düşürüldü.
Nisan 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni yasayla birlikte, engelli vatandaşların Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) muafiyetli araç alım ve satım şartlarında radikal değişikliklere gidildi. Mevzuata göre; %90 ve üzeri engele sahip olanlar veya %40 ortopedik engeli bulunan vatandaşlar, satın aldıkları ÖTV’siz aracı 5 yılın sonunda hiçbir vergi cezası veya farkı ödemeden satabilecekler. Ancak en kritik değişiklik burada başlıyor: Aracını 5. yılda satan bir vatandaş, yeniden ÖTV muafiyetli sıfır bir otomobil almak isterse ilk alım tarihinin üzerinden tam 10 yıl geçmesini beklemek zorunda kalacak. Aynı yasayla birlikte 2026 yılı için alınabilecek araçların üst limiti vergiler dahil 2.873.972 TL olarak sabitlenirken, bu araçlarda en az “%40 yerli üretim” şartı zorunlu kılındı.
Otomotiv piyasasında ve engelli hakları mevzuatında yeni bir dönemi başlatan bu yasa, sadece süreleri değil, kimlerin araç alabileceğini ve hangi araçların bu kapsama gireceğini de net bir çerçeveye oturttu. Öne çıkan kritik maddeler şunlar:
Kapsam Genişletildi: Eskiden sürücü belgesi alamayan ortopedik engelliler sistemin dışında kalabiliyordu. Yeni güncellemeyle birlikte, ehliyet alamasa dahi %40 ve üzeri ortopedik engeli olan bireyler, koşulları sağlamaları (gerekli donanımın araca işlenmesi vb.) halinde ÖTV’siz araç alım hakkından doğrudan faydalanabilecek.
5 Yılda Satış, 10 Yılda Yeni Alım: Önceki sistemde 5. yılın sonunda aracı satıp anında yenisi alınabiliyordu. Artık Nisan 2026’da ÖTV’siz araç alan bir vatandaş, bu aracı Nisan 2031’de cezasız olarak elden çıkarabilecek. Ancak devletten tekrar ÖTV muafiyeti talep ederek yeni bir araç alabilmesi için Nisan 2036 yılını beklemesi gerekecek.
Yerlilik Oranı Filtresi: Fiyat limitinin yanı sıra üretim yeri de kesin bir kriter haline geldi. Satın alınacak aracın en az %40 oranında yerlilik oranına sahip olması şart koşuldu.
%40 yerlilik şartının getirilmesiyle birlikte ÖTV muafiyetine giren marka havuzu belli oldu. Güncel mevzuata göre; Togg T10X ve T10F, Fiat Egea (Sedan/Cross), Renault Clio ve Duster, Toyota Corolla Hybrid ile Hyundai i20 gibi Türkiye’de üretilen veya yüksek montaj/parça yerliliğine sahip modeller bu hakla satın alınabiliyor.
Otomotiv vergi mevzuatı analiz edildiğinde, kamunun bu hamlesi çok net bir “sistem revizyonu” mesajı taşıyor.
Geçtiğimiz yıllarda, yasal boşluklar nedeniyle ÖTV muafiyetli araç alımları, engelli bireyin ulaşım ihtiyacını karşılamaktan ziyade, hane halkı için enflasyona karşı bir “ucuz otomobil yatırımına” dönüşmeye başlamıştı. Maliye Bakanlığı koordinasyonunda TBMM’ye sunulan bu 10 yıl sınırı, sistemin suistimal edilmesini ve yatırım aracı olarak kullanılmasını engellemek için tasarlandı.
Fakat madalyonun diğer yüzünde ciddi bir kullanım gerçeği yatıyor. Bir aracın ortalama mekanik ömrü, kaza ve yıpranma payları veya engelli bireyin yıllar içinde artan fiziksel ihtiyaçları (örneğin tekerlekli sandalye asansörü takılabilecek daha geniş bir araca geçiş zorunluluğu) göz önüne alındığında, 10 yıllık bekleme süresi, gerçek ihtiyaç sahipleri için ulaşım olanaklarını daraltan bir unsura dönüşebilir.