Emekli Bağ-Kur’lu esnaf ve sanatkârlara bir defaya mahsus ÖTV’siz otomobil alım hakkı verilmesi için kanun teklifi Meclis’e sunuldu. Teklifte dikkat çeken detay ise 5 yıl boyunca satış yasağı.
Kadim Durmaz, emekli küçük esnaf ve sanatkârların ekonomik koşullar karşısında rahatlamasını amaçlayan düzenlemeyi Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu.
Hazırlanan teklif, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngörüyor. Buna göre:
5362 sayılı Kanun kapsamında esnaf ve sanatkâr sayılan,
5510 sayılı Kanun’a göre 4/1-b (Bağ-Kur) statüsünde sigortalı olup yaşlılık aylığı alan,
Emeklilik tarihinden itibaren 5 yıl içinde başvuru yapan kişiler
bir defaya mahsus olmak üzere binek otomobil alımında ÖTV istisnasından yararlanabilecek.
Teklifte suistimali önlemek için net bir sınır da konuldu. ÖTV’siz alınan araç, satın alma tarihinden itibaren 5 yıl boyunca satılamayacak veya devredilemeyecek.
Bu süre dolmadan satış yapılması halinde, ödenmeyen vergi tutarı gecikme faizi ve diğer yasal yükümlülüklerle birlikte tahsil edilecek.
Ancak deprem, sel, yangın veya kaza gibi zorunlu hallerde aracın hurdaya çıkması durumunda, bir defaya mahsus olmak üzere yeniden istisna hakkı tanınabilecek.
Teklifin gerekçesinde, artan hayat pahalılığı ve vergi yükleri nedeniyle özellikle emeklilik döneminde gelir sabitlenen küçük esnafın ciddi geçim baskısı altında olduğu vurgulandı.
Cumhuriyet Halk Partisi’li Durmaz, düzenlemenin dar kapsamlı ve kontrollü bir uygulama olacağını belirterek şu değerlendirmede bulundu:“Esnaf ve sanatkârlarımız kriz dönemlerinde dahi kepenk kapatmamak için büyük fedakârlık yaptı. Emeklilikte geliri sabitlenen küçük esnafın ulaşım, sağlık ve günlük ihtiyaçlara erişimi her geçen gün zorlaşıyor. Bu düzenleme hedefli, ölçülü ve suistimale kapalı bir sosyal destek adımıdır.”
Teklifte, düzenlemenin kamu maliyesine etkisinin sınırlı kalacağı ifade ediliyor. Kapsamın yalnızca emekli Bağ-Kur’lu esnafla sınırlandırılması, hakkın bir defalık olması ve 5 yıllık başvuru süresi getirilmesi nedeniyle uygulamanın geniş bir kitleye yayılmayacağı belirtiliyor.
Ayrıca araç alımında ödenecek KDV, tescil giderleri ve kullanım sürecindeki MTV, sigorta ve akaryakıt vergileri yoluyla kamu gelirlerine dolaylı katkı sağlanabileceği de vurgulanıyor.